DİL SEÇİMİ TR ENG

Metin Kutusu: IPA Cross-Border Programme   CCI Number 2007CB16IPO008Metin Kutusu: 

 

 

BULGARİSTAN BURGAS BÖLGESİ

Turizm Paketleri

 


 

 

 

 

 

 

Bu yayın Bulgaristan-Türkiye IPA Sınır Ötesi İşbirliği Programı çerçevesinde; AB katkısı, Türkiye ve Bulgaristan devlet bütçelerinden gelen eş-finansman ile finanse edilmektedir. Yayının içeriğinden yalnız Keşan Ticaret ve Sanayi Odası sorumlu olup, içerik hiçbir şekilde Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

 

This publication has been produced with the assistance of the European Union through the Bulgaria – Turkey IPA Cross-Border Programme. The contents of this publication are the sole responsibility of Keshan Chamber of Commerce and Industry and can in no way be taken to reflect the views of the European Union or the Managing Authority of the Programme.

 

 

 

1.    TURİZM PAKETİ

( 5 gün – 4 gece konaklama)

 

“KEŞAN - BURGAS – POMORIE - NESEBAR -ALTIN KUM (SUNNY BEACH) - KEŞAN TURU”

 

 

 

 

1. TUR PROGRAMI

 

1.GÜN

Sabah saat 08:00’da Keşan’da Kipa önünden toplanan grup Kırklareli istikametine otobüsle hareket etmektedir. Saat 10:30 gibi Dereköy sınır kapısından Bulgaristan tarafına geçiş. Sınırın Bulgaristan tarafında Bulgar Levası para değişimi için 15 dak. Mola. Saat 11:00’da Malko Tırnovo kasabasında Kahve ve İhtiyaç Molası. Malko Tırnovo Istanca Park  müzesi ziyareti. Saat 12:30’da Malko Tırnovo’dan  Burgas İstikametine hareket. Saat 14:00’te Burgas kentine varış ve Kent Meydanındaki Otele (Hotel Bulgaria veya başka alternatif) yerleşme ve istirahat. Saat 17:00’de otel lobisinde toplanan grup Burgas Kenti’nin sembol Caddeleri Aleksandrovska ve Bogoridi’den geçip kent merkezinin genel çehresini ve alışveriş yapabilecekleri işlek sokakları görüp tanıyacaklardır. Bu yürüyüş kentin en büyük sahil parkı Morska Gradina’nın muhteşem deniz manzaralı sembol yapı Morsko Casino’ta (Sanat ve Kültür merkezi olarak faaliyet gösteren “Deniz Gazinosu”nda)  tamamlanacak. Akabinde Grup Morska Gradinanın en kuzeydeki başlangıç kısmına otobüsüyle gidip kentin sembolik ve Otantik “Kapan” diye adlandırılan restoranların birinde Deniz manzarası, Deniz Meltemi, Ayışığı ve sakin dalgalar eşliğinde akşam yemeği. Yemekten sonra dileyen Burgas’ın elit Casino ve Gece mekanlarında vakit geçirebilir.

2. GÜN

Kahvaltı sonrası saat 10’da Otel lobisinde toplanma, otobüs ile Burgas Yeni limana varış ve saat 11’de Vapur ile Burgas körfezindeki Aize Anastasia adasına tur. Anastasia adasında gezi ve yemekten sonra saat 14,30 gibi Burgas limanına dönüş. Burada grubu bekleyen otobüs ile Burgas çıkışındaki Banevo kaplıca yerleşkesinde AquaKalide Şifalı su Müzesini ziyaret ve akabinde kent merkezindeki otele geri dönüş. Akşam yemeği için Burgas merkezindeki Geleneksel Restoran’a gidiş. Bu geleneksel restoranda geleneksel yemekler ve içecekler eşliğinde canlı müzik ve folklor dansları eşliğinde eğlence.

3. GÜN

Kahvaltıdan sonra Otel’den çıkış ve Burgasın kuzeyindeki Nessebar kentine varış, otele yerleşme. Öğleden sonra Eski Nessebar Yarımadasını dolaylıca gezme, akşam yemeği, serbest program.

4. GÜN

Kahvaltıdan sonra saat 10:00’da otobüsle Pomorie kasabası girişindeki Trak Tümülüs ziyareti ve rehber eşliğinde Tümülüs ve Trak kültürü hakkında bilgi edinme. Akabinde Primorsko kasabasındaki Tuz Müzesi ziyaret. Öğle yemeği, sonrasında da Primorsko tuzlasında şifalı Luga havuzlarına giriş (grup beraberinde mayo getirmesi hususunda önceden bilgilendirilecek.) ve çamur banyosu. Akabinde Nessebar’daki otele dönüş. Akşam saatlerinde Sunny Beach (Altın Kumsal) ilçesine gidiş, casino ve eğlence yerlerinde serbest program.

5. GÜN

Kahvaltı sonrasında saat 10:00’da otelden ayrılış, Saat 12:30 gibi dönüş güzergâhı üzerinde bulunan Brışlyan köyüne varış, köydeki geleneksel mimarili evleri ve köy meydanındaki medreseyi ziyaret. Köydeki geleneksel restoranda öğle yemeği akabinde Dereköy sınır kapısına hareket. Saat 15:00 gibi sınır kapısını geçiş akabinde saat 18:00 gibi Keşan’a varış. 

 *Ücrete Dâhil Olanlar

*Araçla Ulaşım,

*Otelde Oda +Kahvaltı,

*Otobüste yapılan ikramlar, *Panoramik şehir turu,

*Rehberlik hizmetleri

 

*Ücrete Dâhil Olmayanlar

*Bulgaristan Vizesi ve Hizmet Bedeli (120 EURO)

*Yeşil pasaport için Yurt Dışı Seyahat Sağlık Sigartası (Mecburi – 5 Euro)

*Yurt Dışı Çıkış Pulu (15 TL)

*Öğle Yemekleri

*NOT: Tur otel seçenekleri ve fiyatları tarihler belirlendikten sonra bildirilecektir

 

 

 

 

SEYAHAT NOKTALARI

 

 

Bulgaristan’ın deniz turizmi açısından en turistik yeri Burgas Edirne’ye 167, Dereköy sınır kapısına ise sadece 93 kilometre uzaklıktaki kıyıları Bulgaristan’ın deniz turizminde en iddialı bölgelerini barındırıyor. Nesabar, Pomorie ve Sozopol bölgedeki çok önemli üç turistik merkezdir.

 

Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki diğer sahil kentleri gibi uzun ve ince kumlu geniş sahillere sahip olan Burgas, deniz tarafından oluşturulan, ancak zamanla kum barları tarafından denizle ilişkisi kesilen üç göl tarafından kuşatılmış. Bu göller Burgas gölü olarak da bilinen Vava Gölü, Atanaskovsko Gölü ve Mandrenska Gölü. Yani Burgas’ın önü de arkası da su aslında.

 

 

http://media-cdn.t24.com.tr/media/editorials/_DSC0390.jpg

 

Burgas, bölgede ilk çağlardan beri yerleşimin olduğuna dair kanıtlar da barındırıyor. Burgas 1367 yılına kadar Doğu Roma İmparatorluğunun egemenliğinde kalmış. Bu tarihte Osmanlılar tarafından ele geçirilmiş. Osmanlı 1877-1878 yıllarındaki Osmanlı–Rus savaşı sonrasına kadar, yani 500 yıldan fazla bu bölgeyi yönetmiş. Burgas, Berlin’de 1878 yılında yapılan anlaşmayla kısa bir süre için yapay olarak oluşturulan Doğu Rumeli Eyaletine bağlı kaldıktan sonra 1885 yılında Bulgaristan prensliği tarafından ilhak edilmiştir. Burgas 1908 yılında da bağımsızlığını ilan eden Bulgaristan sınırları içinde kalmıştır.

 

Gece hayatı Burgas merkezinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bratya Miladonivi şehir merkezine yakın bir eğlence merkezidir. Otellerin kapladığı lazur ise yaz aylarında gece hayatıyla ünlüdür. Atanaskovsko gölü civarında bulunan Zornitsa sahile de çok yakın. Yine Atanaskovsko Gölü'ne çok yakın olan Izgrev de turistler için ilgi çeken bir cazibe merkezidir.

 

GEZİLECEK YERLER:

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/etno%C4%9Frafya-m%C3%BCzesi.1-150x150.jpg

 

Etnoğrafya Müzesi:


Müze, Dmitri Brakolovym Todorov tarafından, 1873 yılında, Brakolova denilen yerde inşa edilen yapıda bulunmaktadır. Slavyanska bölgesindedir.
Müzede bulunan objeler, iki bölüme ayrılmıştır. Zemin katta: 19.yüzyıl sonuna kadar süren dokuma işçiliği ürünleri sergilenmektedir. Bunlar arasında, özellikle köylü giysilerini süslemek için kullanılan objeler ilgi çekmektedir. Müzenin birinci ve ikinci katında ise: çeşitli ve doğal renklerde: ev eşyaları, kumaşlar, giysiler ve benzeri objeler sergilenmektedir. Burada, ayrıca vitrinler içinde geleneksel halk kostümleri de sergileniyor ki. Müzenin en itibarlı koleksiyonu buradadır. Bunlar: 19. yüzyıldan itibaren, Burgas bölgesindeki tipik ayinler ve kutlamalarda kullanılan festival giysilerinden oluşmaktadırlar.

 

St Cyrill ve Aziz Metodly Katedral Kilise:


İtalyan mimar Rikardo Toskani tarafından, 1897-1907 yılları arasında yapılmıştır. Duvar resimlerinde, aziz Cyrill ve Methodius’un resimleri tasvir edilmiştir. Kilise, 1979 yılında, Bulgar Devleti tarafından, Ulusal öneme sahip kültür, mimari ve yapısal anıt olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

 

Arkeoloji Müzesi:


Aleko Bogoridi Bulvarındadır. Burada: Burgaz bölgesinde bulunan, 14. yüzyıl ve öncesindeki döneme ait arkeolojik buluntular sergilenmektedir. Bunlar arasında: Karadeniz denicilik tarihini yansıtan objeler, altın takılar, sanat nesneleri ve çömlekler bulunmaktadır.

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/largo.1-150x150.jpg  http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/largo.2-150x150.jpg

 

 

Largo:


Burası, şehrin en ünlü caddesidir ve aynı zamanda şehirde en çok ziyaret edilen ve işlek yerdir. Burada: sokak müzisyenleri, dondurma-mısır satanlar, köşelerde küçük publar bulunuyor. Burgaz ruhunu keşfetmek için burayı ziyaret etmek gerekir.
Burada, ayrıca: Troykata Meydanı bulunuyor. Bu meydan: şehirdeki birçok konser, gösteri, kültürel ve sportif etkinliklerin düzenlendiği yer olarak bilinir. Aynı zamanda: Sovyet ordusu da, görkemli geçit törenlerini burada yapıyormuş. Alexander caddesi boyunca: iki güzel havuz da bulunuyor ve bunların renkli fiskiyeleri, şehir ziyaretçileri tarafından en çok fotoğraflanan yerler olarak önem kazanıyor.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/saat.1-150x150.jpg

 

Saat:
Şehrin tartışmasız en gözde sembollerinden olan bu saat: 20. yüzyılın başlarında, Bogoridi ve Alexandrovska caddeleri köşesinde yapılmıştır. Saat: yıllardır Burgazlılar için buluşma ve toplantı yeri olarak tercih edilmiştir. Saat yakınlarında: birçok insanı, sürekli olarak birilerini bekliyor gibi görmek mümkündür.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/pusula.1-150x150.jpg

 

Pusula:


Burgaz şehrindeki gezide, başlangıç noktası olarak tercih edilen “Hub” olarak bilinen, şehrin mimari merkezidir. Buraya, aynı zamanda “pusula” da denilir. Alexandrovska caddesi üzerinde bulunan ve bronzdan yapılmış pusula: Burgaz bölgesinde “sıfır” noktası olarak kabul edilmektedir. Sanatsal bir güzellik arzetmektedir ki, kabartma görüntüleri olan, şık bir dekoratif tabak gibidir. Evet, bu ilginç eser: heykeltıraş Radostin Damaskov tarafından yapılmıştır.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/aziz-nikolay.1-150x150.jpg

 

Aziz Nikolay Miracleworker Arch:


Burası: şehir merkezinde, yine şehrin sembollerinden olan bir sanat objesidir. Pusulanın yakınlarındadır. Sanatçı İvan Bahchevanov tarafından tasarlanmıştır. Metal ve taştan yapılmış bu eserde: Burgaz bölgesinin kutsal azizi Nikolay’ın: ikonografik görüntüsü, bir alçak kabartma ile sembolize edilmiştir. Azizin kabartma yüze: doğu tarafına bakmaktadır. Bu yüzden, günün ilk güneş ışıkları, Azizin yüzünde parıldamaktadır.
Evet: bu eserin altındaki bölümden geçerseniz: hastalıklardan korunacağınız ve yeni enerji alacağınız, vicudunuzun yenileneceği rivayet edilmektedir. Sağlık ve refah için, objenin altındaki bölümden geçmek, ziyaretçiler için bir gelenek haline gelmiştir.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/gramapohne.1-150x150.jpg

 

Gramophone:


Largo bölgesindeki bu mimari anıt: şehrin sembollerinden birisidir. Eser, sanatçı Rusi Stoyanov tarafından tasarlanmıştır. Anıtın boyu, yaklaşık 2 metredir ve oldukça heybetlidir. Gramafonun çevresinde: kolunu çevirmek için çabalayan çocuklar görebilirsiniz. Burgaz şehrinin yaşlıları: dikkatle gramafon kolu çevrildiğinde, gramafonun içinden sizi seven kişinin ismini duyabileceğinizi söylüyorlar.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/deniz-feneri.1-150x150.jpg

 

Deniz Feneri:
Deniz feneri, Burgaz Limanında bulunmaktadır. Merkez plajı ve iskeleden görülebilmektedir. İlk olarak, 19. yüzyılda faaliyete başlamıştır. Sabi Denev tarafından tasarlanmıştır.

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/central-beach.1-150x150.jpg

 

Central Beach:
Burgaz şehri Karadeniz kıyısında olunca, elbette bu şehirde plajlar bulunuyor. Bu plaj: neredeyse 2 km. lik kumsalı ile, şehrin merkez plajıdır ve gerek Burgazlılar ve gerekse ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir. Plaj: seaside park alanındadır ve bu yüzden şehrin en yeşil ve keyifli yerlerinden birisidir. Hemen yakınında Burgaz Feneri bulunur. Ziyaretçilerin rahatı ve konforu için duş ve soyunma odaları bulunur. Şemsiye ve şezlonglar ücretsi sunuluyor. Ayrıca: yine plaj bölgesinde futbol, voleybol, plaj tenisi için spor tesisleri buluyor.
Bulgaristan’ın en büyük müzik festivali: burada düzenlenir. Ayrıca, yine burada, birçok ulusal ve uluslar arası nitelikte prestijli spor yarışmaları düzenlenir.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/north-beach.1-150x150.jpg

 

North Beach:


Burası da, Seaside park boyunca uzanan, dinlenme, spor ve eğlence merkezidir. Plajın uzunluğu yaklaşık 1700 metredir ve genişliği ortalama 38 metredir. Sahilde bulunan kumluk alan: her gün temizlenmektedir. Plaj alanında: gündüz ve akşamları faaliyet gösteren: iki restoran, bar ve pub bulunmaktadır. Ayrıca, yine plaj alanında: iki futbol ve dört voleybol sahası bulunmaktadır.

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/sea-side-park.1-150x150.jpg  http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/sea-side-park.2-150x150.jpg  

 

Sea Side Park:


Burası, deniz kıyısında bir park alanı değil, aynı zamanda şehrin kalbi gibidir ve şehirdeki birçok sanatçı, romantik bir yer olarak burayı tercih etmektedirler.
Park alanı: Bulgaristan ülkesinin en güzel parklarından birisi olarak, 1910 yılında, peysajcı Georgi Duhtev tarafından inşa edilmiştir. Bu inşası sırasında: dünyanın birçok yerinden getirilen egzotik bitkiler kullanılmıştır ki, bu bitkiler, bugün bile parka egzotik bir hava vermektedirler. Park alanının uzunluğu 5 km. dir. Tamamen gezmek istediğinizde, birkaç saat ayırmanız gerekir.
Evet: güzel bir yürüyüş yapmak, çok sayıdaki dinlenme alanlarını görmek ve birçok restoranda yöresel lezzetleri tatmak istiyorsanız, bu park alanının mutlaka ziyaret etmenizi önerilir. Yaz döneminde, bu park alanında: şarkı yarışması, foklör festivali, müzik festivali ve çağdaş sanat festivali düzenleniyor.

 

   http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/deniz-gazino.1-150x150.jpg

 

Deniz Casino:


Sea Side Park merkezinde bulunan: Sea Casino: Burgas şehrinin en sembolik yapılarından birisidir. Yapı: 1936 yılında yapılan, kumarhane projesi yarışmasını kazanan projedir. Tabii ismini düşününce, burasının bir kumarhane olmadığını belirtmek gerekir.


Burgaz Belediye Başkanı Atanas Sirekov tarafından yapılan yarışmada: 17 proje yarışmış ve Mimar Viktoria Angelova’nın bu projesi yarışmayı kazanmıştır. Proje tamamlanmasını müteakip 7 Ağustos 1938 tarihinde açılmıştır.
Yapı: bütün körfez manzarasına sahiptir ve ayrıca: denizden geçen gemilerden ve yakındaki iskeleden görülebilmektedir. Günümüzde, bir kültür merkezi olarak kullanılmaktadır. Festivaller, film gösterimleri, sergiler ve düğün törenlerine ev sahipliği yapmaktadır. Hatta: 2011 yılında, yenilendikten sonra “Yılın Binası” ödülüne layık görülmüştür.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/pathoon.1-150x150.jpg

 

Pantheon:


Seaside Park alanında bulunan anıt: Burgaz şehrinin sembollerinden birisidir. 1981 yılında dikilen anıt, anti faşizm anısına dikilmiştir. Heykeltıraş Valentin Starchev tarafından tasarlanmıştır.


1989 yılındaki siyasi değişikliklere kadar: anıtın orta kısmında “ebedi ateş” yanmakta ve askerler tarafından nöbet tutulmaktaymış. Günümüzde, anıt: bir buluşma yeri olarak kullanılmaktadır.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/petko-galeri.1-150x150.jpg

 

Petro Zadgorski Galerisi:


Burası: ülkenin en eski sanat galerilerinden biridir. Yapı: sinegog’u andırır. İtalyan mimar Ricardo Toscani tarafından, 1960 yılında yapılmıştır.
Galerinin koleksiyonunda: 2000 civarında, heykel ve sanat grafik eserlerinden oluşan bir topluluk bulunmaktadır. Ancak, bu eserlerin sanatçılarının tümü: Burgas şehri sanatçılarıdır. Ayrıca: yine bölgeden toplanan dini ikon eserleri de ilgi çekiyor.

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/thermopolis.1-150x150.jpg  http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/thermopolis.3-150x150.jpg

 

Akve Khalıde-Thermopolis:


Burası: antik ve ortaçağ dönemlerinde iskan edilmiş bir bölge olarak dikkat çekmektedir. Buraya ulaşmak için, şehir merkezinden şehir içi otobüsleri kullanabilirsiniz.

 

Aqua Calidae:


Burası, Balneoloji kompleksi üzerinde bulunan ve kuzeyden güneye 85 metre uzunluğunda bulunan, dünyanın en büyük şifalı maden suyu alanı olarak bilinir. Alan: Thermopolis şehrinin ucunda, yüzyıllardır var olmuştur. Şehir ziyaretçileri, yüzyıllar boyunca burayı ziyaret etmişlerdir.

 

Mineral Bölümler:


MÖ.1000 yıllarında: Thermopolis şehri: burada bulunan sıcak mineral kaynakları çevresinde inşa edilmiştir. Hatta: bölgede yaygın bulunan “üç periler” efsanesi: insanları buraya özellikle çekmiştir. 16. yüzyılda, Kanuni Sultan Süleyman: suyun iyileştirici niteliklerini öğrenince, buraya o dönemin en modern Türk hamamını inşa ettirmiştir.


Zaten, şehrin ismi de: “Calidea” da “sıcak şehir” anlamında “Therma” veya “Thermopolis” olarak kullanılmıştır. 6. yüzyılda, eski köy banyoları genişletilmiş ve kale duvarları inşa edilmiştir. Roma döneminde ise, İmparator Trayan: hamama kadar ulaşan yol inşa ettirmiştir. Yine imparator Septimius Severus döneminde, hamam bölgesinde, özel kutlamalar ve spor oyunları düzenlenmiştir. İmparator Tiberius II nin eşi Anastasia: burada iyileşmiş ve yerel kiliseye, minnettarlığını ifade etmek için yardımda bulunmuştur. 13. yüzyılda, haçlı seferleri sırasında, Latin şövalyeleri burada ağırlanmıştır.

 

Üç Periler Efsanesi:


Bölgede anlatılan bir efsaneye göre: üç bakire kız: antik şehri ve Aqua Calidae arasındaki şifalı suların bulunduğu bölgeyi korumak için hayatlarını adamışlardır. Ancak: kızlar, verdikleri sözü tutamazlar ve günah işlerler. Bunun üzerine: tanrılar tarafından cezalandırılırlar ve taşa çevrilirler.

 

Bölgenin bugünkü durumu:


Evet, bu antik kent alanına ziyarete giderseniz: kent duvarı, kuzey kapısı ve dükkan ve mutfaklar ve hamam kompleksinin bulunduğu yerde, doğu kanadında ortaya çıkarılan 8 odayı görebilirsiniz. Hamam kompleksinin, özellikle ısıtma sisteminin benzersiz olduğu söyleniyor. Mevcut kil borular ile: sıcak su ve sıcak hava dolaştırılarak taş zemin döşemesi ısıtılıyormuş. Mermer kaideler ile iki katmanlı havuz da, ilgi çekiyor.


Bölgede yapılan arkeolojik araştırmalarda: 200 civarında sikke, mücevher ve kült nesne bulunmuştur. Bunlar arasında en değerli olanlar: Trakya kült gümüş balta, üzerinde oyulmuş bir imparatorluk kartalı bulunan toprak minyatür obje, gümüş madalyon, özerk bronz sikkelerdir.

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/aziz-anastasya-adas%C4%B1.1-150x150.jpg   http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/aziz-anastasya-adas%C4%B1.2-150x150.jpg

 

Aziz Anastasia Island:


Ada, Karadeniz kıyısında, Burgaz körfezinde bulunmaktadır. 1959-1990 yılları arasında “Bolşevik” adası olarak bilinmektedir. Buraya ulaşmak için, Seaside Park alanındaki teknelere binmeniz gerekiyor. Volkanik adanın deniz seviyesinden yüksekliği, 12 ile 17 metre arasında değişmektedir.


Ada hakkındaki efsanelere göre: adanın bir manastır gurubunu barındırdığı ve zaman zaman korsan baskınlarının olduğu hakkındadır. Bu korsan baskınlarında, adada bulunan rahiplerin kiliseye saklandıkları ve kendilerine yardım etmesi için Aziz Anastasia’ya dua ettikleri söylenir. Aziz Anastisia, rahiplerin bu dualarını duyar ve korkunç bir fırtına göndererek iki korsan gemisini yok eder. Hatta: bugün, bu yok olan korsan gemilerinin fosilleşmiş kalıntılarının bir kaya üzerinde bulunduğu ve dikkatlice bakılırsa görülebileceği söylenir. Günümüzde de, adayı basan bu korsanların, hazinelerini adada toprağa gömdükleri ve bu hazinenin ölü korsan hayaletleri tarafından korunduğu söylenir.

 

Manastır:
Adadaki manastır: üzerinde kilise bulunan tek Bulgar adası olarak buraya ayrı bir önem vermektedir. Manastırın 15. yüzyıldan kaldığı ve yıllar boyunca birkaç kez korsan baskınları sonucunda yakılarak yok olduğu ve sonrasında yeniden yapıldığı biliniyor. Daha sonraki süreçte ise: manastır bir hapishane olarak kullanılmış ve 1923 yılında ise terk edilmiştir. 1925 yılına gelindiğinde, burası yeniden hapishane olarak kullanılmaya başlanmış, ancak aynı yılın Temmuz ayında, 43 mahkum, iki kürekli tekneyle buradan kaçmış ve manastır: onların anısına bir süre, müze olarak kullanılmış, günümüzde ise, otel olarak kullanılmaktadır.

 

Deniz Feneri:


Adada bulunan deniz feneri: 1889 yılında bir Fransız şirketi tarafından yapılmıştır. Deniz seviyesinden 40 metre yükseklikteki fenerin ışığı, yaklaşık 10 km. lik mesafeden görülmektedir. Günümüzde görülen deniz feneri ise: 1912 yılında, adanın kuzey kesiminde yapılmış ve 1914 yılından bugüne, hizmetini sürdürmektedir.

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/poros.2-150x150.jpg   http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/phoros.1-150x150.jpg

 

Phoros/Poros Antik Kenti:


Foros Peninsula: şehir merkezinde, Poda bölgesindedir. Burada: 2008 yılında ilk arkeolojik çalışmalar yapılmış ve kayıp şehrin kalıntıları bulunmuştur. Bu kalıntılar: antik ve ortaçağ kalesi ve liman şeklindedir. Arkeologlar: Burgaz tepe üzerinde ise, efsanevi eski kulenin kalıntılarını bulmuşlardır. Bu buluntular sonucunda, yörenin, en az 20 yüzyıllık bir geçmişi olduğuna inanılmaktadır. Buradaki kale: Roma imparatoru Antoninus Pius tarafından, 2. yüzyılın ortalarında, Mandrensko gölünün boğazını korumak için inşa edilmiştir. Hatta: günümüzdeki “Burgaz” isminin, burada bulunan muhtemel “Burgi” yani “kuleler” den geldiği düşünülmektedir.


Bu bölge, Bulgar tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır. 14 yüzyıl başlarında, Bulgar Çarı Teodor Svetoslav: Karadeniz bölgesinde, hakimiyet alanını arttırmak için mücadeleye başladı. Bunun üzerine, Bizans imparatoru, Bulgarları durdurmak için acele bir ordu hazırladı ve 1304 yılında, Mandrensko gölü yakınlarında Bizanslılar ile Bulgarlar arasında yapılan büyük savaşı: Bulgarlar kazandı.

 

 

 

 

Sunny Beach-Slıncev Bryag:


Burası, Bulgaristan ülkesinin tatil merkezidir. Burada: çok sayıda oteller, barlar, clupler ve güzel plajlar bulunuyor.


Şehir merkezinden otobüse bindiğinizde, 20-30 dakikalık bir yolculuk sonrasında buraya ulaşmak mümkündür. Gerek deniz ve gerekse eğlence için burası tercih edilebilir. Eğlence hayatı sabaha kadar sürmektedir. Yalnız deniz girmeyi düşünenlerin, Karadeniz’in hırçın ve dalgalı yapısını unutmamaları gerekir.

 

 

http://www.gezi-yorum.net/wp-content/uploads/2013/12/deultum.1-150x150.jpg

 

Deultum Antik Şehri:


Burgas şehir merkezinin güney batı kısmında, şehir merkezine 18 km uzaklıktadır. Mandrensko gölü kıyısındadır.

 

Roma dönemine ait şehir: MS 69 yılında, İmparator Flavius Vespasianus tarafından, emektar Romalı askerler için kurulmuştur. Bu Romalı askerler: Legio Octava Augusta denilen “Sekizinci Augustus Legion” olarak bilinmektedirler.
Savaş bittiğinde, Roma hukukuna göre, emektar askerler, kendilerine savaş hizmetinin karşılığı ödül olarak, yeşil topraklar verilmesini isterler ve bunun üzerine, burası kurulur ve kendilerine tahsis edilir. Zamanla şehrin sınırlarını genişletmek için, küçük küçük ve “burgu” denilen kuleler kurulur. Burgas şehri, ismini bu kulelerden almaktadır.

 

Evet, zamanla genişletilen şehir, eyaletteki en zengin şehirlerden birisi haline gelmiştir. Şehir, 2. yüzyılda, büyük surlarla korunuyordu. Çok iyi bir su temin ve kanalizasyon sistemi vardı. Hatta: dünyada, yöne göre yönlendirilmiş ilk dikdörtgen sokak ağı sistemi (Hippodamos sistemi) burada kurulmuştur. Ayrıca: yerden ısıtmalı hamam sistemi, şehrin zenginliğinin en büyük kanıtlarından birisidir.
5 bin m.karelik bir alana sahip, ilk dikdörtgen sur: 4. yüzyılın ortalarında inşa edilmiştir. Ortaçağ başlarında ise, kasaba: Bulgaristan ve Bizans arasında önemli bir sınır noktası olmuştur.


Evet, takip eden dönemde; 1988 yılında burada başlayan arkeolojik kazılarda: birçok heykel, yazıtlar, seramik ve küçük buluntular bulunmuştur ve bunlar günümüzde Burgas Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.


Burada bulunan kale kalıntıları ise: Bulgar Devleti tarafından mimari anıt olarak kayıt edilerek koruma altına alınmıştır. Burayı ziyaret ederseniz görebilecekleriniz: Roma dönemine ait asker banyosu, 3-4 yüzyıllardan kalma kamu binaları, nehrin güney kıyısında 5-14. yüzyıllardan kalma küçük bir ortaçağ kalesi, 9.yüzyılda Çar Boris I. Döneminde inşa edilmiş bir kilise.


Ayrıca: yine burada eski Bulgar sınırını oluşturan “Erkesia” nın en iyi korunmuş bölgelerini de görebilirsiniz. Burada yol boyunca: antik ve Hıristiyanlık dönemine ait tapınaklar, yazıtlar ve diğer mimari bulgular görülebilir.

 

 

 

 

http://media-cdn.t24.com.tr/media/editorials/_DSC0130.JPG

 

Tüm bu turistik bölgeler içinde en cazip olan yer kuşkusuz ki Nesabar’dır. Burgas’a 30 kilometre uzakta, küçük kayalık bir yarımada üzerinde yer alan Nesebar, Avrupa’nın en eski yerleşim merkezlerinden biri olarak da bilinmektedir. Ortaçağ mimarisi örneklerini Nesebar’da görmek mümkün. Bu özelliğiyle arkeolojik olarak da önemli bir tatil merkezidir. Nesabar 1956 yılında arkeolojik ve mimari olarak önemli bir yer olarak kabul edilmiş. Şehirdeki kültürel anıtlar Unesco 1983 yılında tescil edilmiştir. Nesabar’ın sahili olan Sunny beach Bulgaristan’ın en çok bilinen tatil bölgesidir. Toplam uzunluğu 4 kilometre olan plaj yaz aylarında çok kalabalık olmaktadır.

 

Nesabar’ı uzaktan ilk gördüğünde akla hemen Amasra gelir. Mimari olarak olmasa da coğrafik olarak birbirlerine çok benzemektedir. İkisi de Batı Karadeniz’de ve ikisi de bir ada üzerinde  kurulmuştur,  Nesebar’ı ana karaya bağlayan yol belli ki doldurulmuş. Yaklaşık 300  metrelik yapay bir yol var arada. Eski Amasra’yı anakaraya oldukça görkemli eski bir köprü bağlamaktadır. Restore edilmiş de olsa eski havasından bir şey kaybetmemiştir.

http://media-cdn.t24.com.tr/media/editorials/_DSC0450.JPG

 

Nesebar’da 13. Yüzyıldan 19 yüzyıla kadar birçok kilise ve kale kalıntısı bulunmaktadır. Kuruluş öyküsü M.Ö. 600 yılına kadar inmekte. Amasra’nın kuruluşu ise  M.Ö. 12. yüzyıl civarı. Yani Amasra Nesebar’a göre çok daha eski ama Amasra’da tarihi binaları yeni binaların arasında kaybolmuşken, Nesebar’da neredeyse yeni bina yok gibi. İkisi arasındaki en büyük fark da bu. Bu nedenle, Nesabar Unesco’nun kültür mirası listesinde yer  almaktadır. Sadece binalar değil taşlarla kaplı sokakları bile özenle korunmuş butik bir kasabadır Nesebar.

 

Her sokakta  bulunan galerilerde resimler veya geleneksel el işçiliği ürünleri sergilenmektedir. Genç Bulgar sanatçılarının  elinden çıkmış inanılmaz güzel tabloları çok ucuza  satılmaktadır. Bu butik kasabayı gezerken sağda solda Nesebar  resimleri yapan sanatçılara rastlamak en olağan görüntüler arasındadır. Resim dışında takı ve danteller de Nesabar’ın geleneksel ürünleridir. 

 

Otantik görüntüsü, temiz ve oldukça uygun kafeleri, restoranları, güler yüzlü garsonları ve esnafı ile Nesebar, Unesco kültür mirası içinde yer almayı fazlasıyla hak etmiştir. Üstelik yeşil pasaportu olanlar için hafta sonu gidilecek kadar da yakındır. Sınır sadece 123 kilometre uzakta olan Nesebar, keyifli bir hafta sonu geçirmek isteyenler için ideal bir seyahat noktasıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

2.    TURİZM PAKETİ

( 5 gün – 4 gece konaklama)

 

 

 “KEŞAN – SOZOPOL – PRİMORSKO – BURGAS – KEŞAN TURU”

 

 

2. TUR PROGRAMI

 

1.GÜN

Sabah saat 08:00’da Keşan’da Kipa önünden toplanan grup Kırklareli istikametine otobüsle hareket etmektedir. Saat 10:30 gibi Dereköy sınır kapısından Bulgaristan tarafına geçiş. Sınırın Bulgaristan tarafında Bulgar Levası para değişimi için 15 dk. mola. Saat 11:00’da Malko Tırnovo kasabasında Kahve ve İhtiyaç Molası. Malko Tırnovo Istanca Park  müzesi ziyareti. Saat 12:30’da Malko Tırnovo’dan  Tsarevo İstikametine hareket. Saat 14:00’de Primorsko kentine varış ve Kent Meydanındaki Otele yerleşme ve istirahat, dileyen Karadeniz’in muhteşem Primorsko “Dünya” kumsalları plajında denize girebilir. Akşam kasaba merkezindeki eğlence yerlerinde serbest program.  

2. GÜN

Kahvaltıdan sonra otobüs ile Primorsko yakınlarındaki Trak mabedi Beyliktaş’ı ziyaret. Sonrasında Ropotamo nehir kıyısında yemek, Ropotamo nehrinde tekne gezintisi, Ranuli Antik kenti ve Kayalıklardaki Aslan kafasını ziyaret.  Otele dönüş istirahat, Akşam yemeği geleneksel Bulgar restoranında canlı müzik eşliğinde.

3. GÜN

Kahvaltıdan sonra otelden ayrılış ve Sozopol kentine varış, Otele yerleşme, sonrasında otobüs ile Ravadinovo Şatosunu ziyaret burada öğle yemeği, Öğleden sonra Sozopl’a varış Antik kenti gezme ve akşam Sozopol Antik kentinde serbest program.

4. GÜN

Kahvatıdan sonra otobüs ile Burgas kentine hareket, Azize Anastasia adasına tekne ile gidiş, Ada dönüşü Burgas kent merkezi ziyareti serbest program. Sozopol Otel’e dönüş.

5. GÜN

Kahvaltıdan sonra Burgas sapağından Malko Tyrnovo istikametine dönüş, Saat 12:30 gibi dönüş güzergahı üzerinde bulunan Brışlyan köyüne varış, köydeki geleneksel mimarili evleri ve köy meydanındaki medreseyi ziyaret. Köydeki geleneksel restoranda öğle yemeği akabinde Dereköy sınır kapısına hareket. Saat 15:00 gibi sınır kapısını geçiş akabinde saat 18:00 gibi Keşan’a varış. 

 

 

 *Ücrete Dâhil Olanlar

*Araçla Ulaşım,

* Otelde Oda +Kahvaltı,

*Otobüste yapılan ikramlar,

*Panoramik şehir turu,

*Rehberlik hizmetleri

*Ücrete Dâhil Olmayanlar

* Bulgaristan Vizesi ve Hizmet Bedeli (120 EURO),                              

*Yeşil pasaport için Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası (Mecburi – 5 Euro), *Yurtdışı çıkış pulu (15 TL),                    * Öğle Yemekleri

NOT: Tur otel seçenekleri ve fiyatları tarihler belirlendikten sonra bildirilecektir

 

 

  

 

 

SEYAHAT NOKTALARI

 

 

ozopol - Burgaz

 

BURGAS

Bulgaristan turlarının en eğlenceli tatil rotalarından biri olan Burgas turu, oldukça sevilen tatil seçeneklerinden biri. Yunanca kule anlamına gelen Burgaz, merkezi konumu sayesinde oldukça sık tercih edilmektedir.

 

Burgas; Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısında, Türkiye’nin ise Kırklareli ile sınır komşusu olan Burgas ilinin idari merkezidir. Bulgaristan’ın Varna’dan sonra ikinci büyük sahil kenti olan Burgas görülmeye değerdir.

 

Sadece Bulgaristan’ın değil aynı zamanda Balkanlar’ın da en önemli turizm merkezlerinden biri olan Burgas, bir masal diyarı gibidir. Bulgaristan’ın en önemli kültür ve turizm şehirlerinden Burgas, Avrupa’nın en büyük petrol rafinerisi kuruluşlarından biridir. Bulgaristan’ın en büyük limanına ev sahipliği yapan şehir son yıllarda oldukça rağbet gören bir destinasyon olmuştur.

 

SOZOPOL

Yeşilin, mavinin, doğanın içinde, tatil yapmak isteyenler için Burgas’a bağlı Sozopol ilçesidir. Bulgaristan‘ın Karadeniz sahilinde, Burgas‘ın 35 km güneyinde küçük bir kasaba. İstanbul’dan 348, Kırklareli Dereköy sınır kapısından 80 km uzaklıkta. Yemyeşil ormanın içinde yolculuk yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlaşılmamakta.

 

Sozopol , tarihi bir yarımada üzerine kurulmuş. Bir eski şehri, bir de yeni şehri var. Arnavut kaldırımlı dar sokakları, cumbali tarihi ahşap evleri, kilise ve şapelleri ile şirin mi şirin “eski sozopol”. Limandaki balık restoranlarında ya da kafelerinde gün batımını izlemek ayrı bir keyif…

 

Sopozol meğer vampir avcılarının gözde mekanıymış. 2012 yılında yapılan kazılarda arkeologlar vampir kalıntıları bulmuş. Kadın ve erkek iskeletleri kalp bölgesinden kalın demir kollarla saplanmış olarak bulunmuş.

 

Yine arkeolojik kazılarda Sozopol yakınında Sv. İvan adasında şaşırtıcı bir bulguya rastlanmış. Adanın en eski tapınağında Hazreti Yahya’ya ait olduğu sanılan naaş bulunmuş. Bu bulgu Sozopol’u Avrupa’da din turizmi güzergahı olarak en çok ziyaret edilen kente dönüştürmüştür.


Sozopol şehir merkezine birkaç km kala, tarlaların arasında kocaman bir şato gözünüze çarpar. Siyah kuleleri ile oldukça görkemli duran bu yapıyı, bir Orta Çağ şatosu zannedebilirsiniz. Oysa ki yapımına başlanalı sadece 20 yıl olmuştur. Georgi Tumpalov‘un çocukluk hayalidir , büyük yeşil bahçesi ve kuğuların süzüldüğü gölü ile muhteşem güzellikteki bu şato. Ravadinovo Şatosu’nun yapımına 1996 yılında başlanmış olup, hala devam etmektedir tamamlanma süreci. Istranca dağlarından 20.000 ton taş kullanılmıştır inşaasında. Jeolojik araştırmalara göre, bu kayaların içerinde mikro elmas partikülleri mevcuttur ve bu sebepledir ki şatonun gün içerisinde renk değiştirmesi. Sabah saatlerinde pembe, öğlen beyaz pırıltılar izlenir. Şatonun bahçesinden içeri girdiğinizde Tumpel Şövalyesi’nin heykeli karşılar sizi.

 

 

                          

 

Bahçe, köprüler ve çeşmeler bakımından zengindir.

 

ROPOTAMO

Burgaz’ın 50 km güneyinde bulunan bu cennet Bulgaristan’ın en güzel yerlerinden birisidir. Hiçbir yerde göremeyeceğiniz, buraya özgü doğal alanlar – gür ormanlar, Ropotamo nehrinin oluşturduğu dar körfez, kaya oluşumları, “Yılan Adası” ve daha fazlası – mevcuttur.

 

100’den fazla türe ev sahipliği yapan yer, 1940 yılında doğal rezerv alanı ilanı edilmiştir. 1000 hektarlık alanıyla, ülkenin korunan en büyük yeri olması özelliğine de sahiptir. Türüne az rastlanır sayıda hayvan ve bitki çeşidine sahip olan bu rezervde 226 çeşit kuş türü vardır. Balıkçıl kuşları da bu türlerin içindedir. Göçmen kuşların çizdiği rota da bu bölgenin üzerindedir. Kayalar ve kumullar sürüngenlere, kaplumbağalara, yılanlara, kurbağalara ve kertenkelelere ev sahipliği yapar.

Ropotamo nehri körfezi, turistleri çeken bir bölgedir; nehir boyunca gayet biçimsiz kayalıklar görebilirsiniz ki en ünlü olanı da “Aslan Kafası”dır. Nehir boyunca farklı ve hoş görüntülere sahip flora ve fauna dikkatinizi çekebilir. Avcılık ve balıkçılık tamamen yasaklanmıştır. Ropotamo nehri sahili, o kadar görülmeye değer ve egzotiktir ki buraya aynı zamanda Bulgar Amazonu da denir. Strandzha Dağları’ndan akarak Karadeniz’e ulaşır.

 

BRIŞLYAN KÖYÜ

 

 

Brışlyan köyü, Istranca’nın bütün köyleri arasında en otantik olanıdır. Geçen yüzyılın 80-li yıllarında Mimari Rezerv ilam edilmesi boşuna değildir. Özgün atmosferi, muhafaza edilen tipik mimarisi ve köyün özel statüsü nedeniyle belirli kurallara riayeten yapılan yeni inşaat çalışmaları, bu köyün unutulmayacak özel bir yer olduğunu teyit etmektedir. Girişken insanların yürek, zaman ve çaba sarfederek tarihten yararlandıklarını gösteren çok güzel bir örnektir Brışlyan köyü.

Burası her yaz Karadeniz kıyısında tatil yapan yüzlerce turist tarafından bir günlüğüne ziyaret edilir. Daha uzun süre kalmak isteyenler ise misafir evlerinde ağırlanır. Çeşitli folklor gösterileri, Istranca yemekleri ve içecekleri ikram edilir. Yöre kadınları turistlere sunulan ikramı çeşitlendirmeye çalışır.  İşaretli turistik patikalar köyün etrafında bulunan en görkemli köşelere, asırlık ağaçlara, kiliselere, dolmenlere, höyük nekropollere,  nadide bitkilerin doğal sitlerinin bulunduğu yerlere - Gogovo yöresindeki yaban orkidelere, “Berrak ay yolu”na v.s. götürür. Köyün arazileri Vitanovo Rezervi ve Veleka Nehri vadisi ile sınırdaştır.  Dvata Vrisa, Boriloto, Kobarelovata Vodenitsa ve St. Panteleymon yörelerinde üstü kapalı barınaklar yapılmıştır; bu yerler doğa ile iç içe dinlenmek için harika bir fırsat tanımaktadır. Çevredeki kiliseler kısa yürüyüşler ve aile tatillleri için idealdir.  Köydeki folklor programları ve müze ziyaretleri, bilgi meraklısı turistlerin kültürel ihtiyaçlarını karşılayacaktır.

 

Sıcak bir atmosfer, insan ilişkileri ve misafirperverliğin birbiriyle iç içe olduğu Brışlyan köyünü ziyaret eden herkes buraya tekrar gelmek ister.


Brışlyan köyünün enteresan ziyaret yerleri:

·         “St. Dimitır” Kilisesi –XVII. yüzyılda eski çağda Trak Sığınağı olan alan üzerine inşa edilmiştir.

 

·         Kilise okulu– mimari ve kültürel anıttır.“St. Dimitır” kilisesine sonradan ilave edilen mekanda yer almaktadır. Okul 1871. yılında, Bulgaristan Kilisesi Bağımsızlığını kazandıktan sonra kurulmuştur.  Günümüzde bu küçük oda aynen en eski zamanlarda olduğu gibi restore edilmiştir: öğrenciler okul masalarında değil, yerde serili deriler üzerinde otururmuş ve siyah tahtaya değil, ısıtılmış mum panoları üzerine çubukla yazarlarmış.

 

·         Etnografik müze evi– 150. senelik bu bina, dış görünüşü ve içerideki mekan düzeni eskisiyle aynı olmak üzere otantik haliyle muhafaza edilmiştir

 

·         Brışlyan Geleneksel Yaşam Tarzı ve Kültürü Müzesi – Bulgaristan Revival Dönemi geleneksel tarıma adanmıştır. Özellikle yapılmış üstü kapalı barınakta ve bahçesinde, geçmişte Istrancalılar tarafından kullanılan eski tarım araçları sergilenmiştir. 

·         Balyuva Kışta– Mimari ve tarihi anıttır. XIX. yüzyılda inşa edilmiştir. Tipik Istranca mimarisini yansıtır. Zemin katı, iki ahçap kuşakla, büyük yontma taşlardan ve çamurdan yapılmıştır. İkinci katı ağaçtan yapılmıştır.

 

·         “St. Panteleymon” Kilisesi– Brışlyan köyünün güneyinde, 1 km mesafede yer alır. Etrafında asırlık ağaçlar, masa, oturma yerleri ve şöminesi olan üstü kapalı piknik yeri vardır.

 

 

  

 

3.    TURİZM PAKETİ-KAPLICA TURU

( 7 gün – 6 gece konaklama)

 

 

 “KEŞAN – POMORİE (BURGAS – NESSEBAR – BANEVO EKSTRA GEZİLİ) – KEŞAN TURU”

 

 

 

 

3. TUR PROGRAMI

 

1.GÜN

Sabah saat 08:00’da Keşan’da Kipa önünden toplanan grup Kırklareli istikametine otobüsle hareket etmektedir. Saat 10:30 gibi Dereköy sınır kapısından Bulgaristan tarafına geçiş. Sınırın Bulgaristan tarafında Bulgar Levası para değişimi için 15 dak. Mola. Saat 11:00’da Malko Tırnovo kasabasında Kahve ve İhtiyaç Molası. Malko Tırnovo Istanca Park  müzesi ziyareti. Saat 12:30’da Malko Tırnovo’dan  Burgas İstikametine hareket. Saat 14:30’da Pomorie kentine varış ve Kent Meydanındaki Otele yerleşme ve istirahat. Saat 16:00’da Otel doktorları nezaretinde muayene ve muayene sonucunda uygulanacak terapi programının belirlenmesi. İlk tedavi prosedürü, akşam yemeği ve Pomorie kasaba meydanında gezinti.

2. GÜN

Kahvaltı ve kaplıca sulu, çamurlu ve Luga’lı prosedür uygulamaları. Öğlen Yemeği, Öğlen prosedürleri, Pomorie Tuz Müzesini ve Luga Havuzlarını ziyaret… Akşam prosedürleri

3. GÜN

Kahvaltı ve kaplıca sulu, çamurlu ve Luga’lı prosedür uygulamaları. Öğlen Yemeği, Öğlen prosedürleri, Nessebır kentine turistik ziyaret… Akşam prosedürleri

4. GÜN

Kahvaltı ve kaplıca sulu, çamurlu ve Luga’lı prosedür uygulamaları. Öğlen Yemeği, Öğlen prosedürleri, Burgas kenti merkezine turistik ziyaret… Akşam prosedürleri

5.GÜN

Kahvaltı ve kaplıca sulu, çamurlu ve Luga’lı prosedür uygulamaları. Öğlen Yemeği, Öğlen prosedürleri, Burgas Banevo Aqua Kalide Kaplıca müzesine ziyaret dönüşte de Burgas Solnitsalarında Luga Havuzunda ücretsiz prosedür ve çamur banyosu, deniz kıyısında yıkanma ve Otele dönüş… Akşam prosedürleri

6. GÜN

Kahvaltı ve kaplıca sulu, çamurlu ve Luga’lı prosedür uygulamaları. Öğlen Yemeği, Öğlen prosedürleri, Akşam prosedürleri, Sunny beache akşam gezisi, Geleneksel Bulgar Restoranı Starata Kyshta’da folklor ve canlı müzik eşliğinde Veda Yemeği 

7.GÜN

Kahvaltı sonrasında saat 10:00’da otelden ayrılış, Saat 12:30 gibi dönüş güzergâhı üzerinde bulunan Brışlyan köyüne varış, köydeki geleneksel mimarili evleri ve köy meydanındaki medreseyi ziyaret. Köydeki geleneksel restoranda öğle yemeği akabinde Dereköy sınır kapısına hareket. Saat 15:00 gibi sınır kapısını geçiş akabinde saat 18:00 gibi Keşan’a varış. 

 *Ücrete Dâhil Olanlar

*Araçla Ulaşım,

* Otelde Oda +Kahvaltı,

*Otobüste yapılan ikramlar,

*Panoramik şehir turu,

*Rehberlik hizmetleri

*Ücrete Dâhil Olmayanlar

* Bulgaristan Vizesi ve Hizmet Bedeli (120 EURO),                                   

*Yeşil pasaport için Yurtdışı Seyahat Sağlık Sigortası (Mecburi – 5 Euro), *Yurtdışı çıkış pulu (15 TL),                    * Öğle Yemekleri

NOT: Tur otel seçenekleri ve fiyatları tarihler belirlendikten sonra bildirilecektir

 

 

SEYAHAT NOKTALARI

 

 

Pomorie güneydoğu Bulgaristan'da sahil kasabasıdır.  Bulgaristan'ın Karadeniz sahilinin güneyinde bulunan Burgas Körfezi'nde kayalık bir yarımadanın üzerine kurulmuştur.

 

Pomorie’nin markası olmak konusunda iki hazine yarışıyor. Eski Roma döneminde “Beyaz altın” adı ile bilinen tuz, çok eskiden burada antik yerleşke Anhialo’nun kurulmasına sebep oldu. Burada daha 2500 yıl önce tuz üretimi yapılıyordu. Eski zamanlardan beri toprak ve kil hayat kaynağı madde olarak algılanır- hayat veren, küçük tohumdan bitki yapan, bir kökten ağaç yükselten değerli bir besindir. Kil, hayat kaynağı olmakla beraber, olağanüstü şifalı değerlere de sahiptir. Örneğin Eski Mısır’da Nil nehri kıyılarındaki çamuru şifa niyetine kullanırlarmış. Kadınlar ise cildinin güzelliği ve tazeliğini kile bağlıyor.

 

Bugünlerde Pomorie’nin “kara altını” olarak bilinen liman çamuru, tuzla ciddi bir rekabet yürütüyor, hatta üstün geliyor. Pomorie gölünden çekilen çamur, Pomorie’yi SPA ve WELNESS turizmi severleri için cennet köşesi haline getiriyor. 2007 yılında termal turizmin başkenti ilan edilen Pomorie’de bulunan Balkanlar’ın en büyük rehabilitasyon merkezi ve birkaç modern SPA oteli, sağlığına düşkün olanlara geniş bir prosedür yelpazesi sunuyorla.

 

“Pomorie gölünde kil ve çamurda eşsiz değerler var. Bulgaristan’da deniz tuzu üretiminde ortaya çıkan ürünler var. Şifalı körfez çamuru, cildin pH seviyesini nötre ayarlar, yenileme sürecini uyarır, metabolizmayı güçlendirir, antiseptik ve hipoalerjenik etken olarak işlev görür. Zengin sülfür ve mikroelement içeriği, deriyle ilgili hastalıklara karşı cilde ikmal eder.

 

Pomorie Gölü suyu ve çamur ayıklanır ve yakınında bulunan kuzey tuz kullanılır. Bu tuzlu gölden çıkarılan Pomorie şifalı çamuru, dünyanın en iyileri arasında olduğu kanıtlanmıştır. Çeşitli kimyasal, biyolojik ve mikrobiyolojik işlemler ile organik ve inorganik bileşiklerden oluşan doğal bir üründür. Bu siyah renkli çamur, hidrojen sülfür yoğun kokusu vardır. Eklemler, nörolojik, cerrahi ve travma, deri, periferik sinir, solunum, kardiyovasküler, karaciğer ve diğer spesifik olmayan hastalıklar - kemik hastalıkları tedavisine uygun modern bir sanatoryum. Pomorie’de çok sayıda spa otel de var. Pomorie ünlü Bulgar kaplıca beldesidir. Denizilye ve plajlarıyla iyileşme birlikte başarılı rehabilitasyon için gerekli tüm prosedürler de dahil olmak üzere bir yıl boyunca vazgeçilmez bir kaplıcadır.

Pomorie’de ayrıca Balkan yarımadasında en büyük şarap mahzeni de yer alıyor. Beldenin konukları, bu eksirin tadına bakabiliyor, şarap üretiminin inceliklerini yakından görebiliyorlar. 

 

Kültür turizmi severleri de Pomorie’de birçok imkan bulacaktır. Şehrin yakınında Balkan yarımadasında tek bir olan antik kubbeli Trak türbesi yer alıyor. Pomorie gölünün kıyısında yer alan Tuz Müzesinde yer alan teşhir de görülmeye değerdir. Ziyaretçiler, tuz üretim sistemini yakından izleyebilir, uzmanlardan bu işin inceliklerini dinleyebilir.

 

Yarımadanın burnuna konmuş “Eski Pomorie evleri” mimari sit alanını gezerseniz ise kendinizi Uyanış devri içinde bulursunuz.

 

http://static.bnr.bg/sites/tr/lifestyle/scienceandnature/publishingimages/825/12-07-30-81590_1.jpg

Photo: BGNES

http://static.bnr.bg/sites/tr/lifestyle/scienceandnature/publishingimages/825/12-07-30-02859_1.jpg

http://static.bnr.bg/sites/tr/lifestyle/scienceandnature/publishingimages/825/12-07-30-58538_1.jpg

 

 

 

4. TURİZM PAKETİ –DOĞA TURU

( 3 gün – 2 gece konaklama)

 

 

 “KEŞAN – MALKO TARNOVO– PRİMORSKO –ATANASOVSKO GÖLÜ– KEŞAN TURU”

 

 

 

 

 

4. TUR PROGRAMI

 

1.GÜN

Sabah saat 08:00’da Keşan’da Kipa önünden toplanan grup Kırklareli istikametine otobüsle hareket etmektedir. Saat 10:30 gibi Dereköy sınır kapısından Bulgaristan tarafına geçiş. Sınırın Bulgaristan tarafında Bulgar Levası para değişimi için 15 dak. Mola. Saat 11:00’da Malko Tırnovo kasabasında Kahve ve İhtiyaç Molası. Malko Tırnovo Istanca Park  müzesi ziyareti.  Saat 13:00’da Brashlyan köyünde öğle yemeği ve köy gezisi ve fotoğtaf çekimi. Saat 16:30’da Primorsko şehrine hareket. Saat 18.30 otele varış ve serbest zaman. Saat 19.30 da şehir restoranında akşam yemeği.

2. GÜN

Kahvaltı sonrası saat 10’da Otel lobisinde toplanma, otobüs ile Ropotamo Nehrine varış. Tüm gün fotoğraf çekimi ve doğa yürüyüşü. Saat 16.00’da Burgas şehrine hareket. Burgas kentine varış ve Kent Meydanındaki Otele yerleşme ve istirahat. Saat 18:00’de otel lobisinde toplanan grup Burgas Kenti’nin sembol Caddeleri Aleksandrovska ve Bogoridi’den geçip kent merkezinin genel çehresini ve alışveriş yapabilecekleri işlek sokakları görüp tanıyacaklardır.  Saat 20.00’da akşam yemeği için geleneksel Bulgar yemekleri yiyeceklerdir.

3. GÜN

Saat 10.00’da, kahvaltıdan sonra Otel’den çıkış ve Burgas il sınırlarında bulunan Atanasovsko Gölüne hareket edilecektir. Fotoğraf çekimi ve gezi için zaman verilecektir. Öğle yemeği bölgede yenecektir.  Saat 15.00 ‘da Türkiye’ye yola çıkılacak, Dereköy sınır kapısı üzerinden  Keşan’a geri dönüş yapılacaktır.

 *Ücrete Dâhil Olanlar

*Araçla Ulaşım,

*Otelde Oda +Kahvaltı,

*Otobüste yapılan ikramlar, *Panoramik şehir turu,

*Rehberlik hizmetleri

 

*Ücrete Dâhil Olmayanlar

*Bulgaristan Vizesi ve Hizmet Bedeli (120 EURO)

*Yeşil pasaport için Yurt Dışı Seyahat Sağlık Sigartası (Mecburi – 5 Euro)

*Yurt Dışı Çıkış Pulu (15 TL)

*Öğle Yemekleri

 

NOT: Tur otel seçenekleri ve fiyatları tarihler belirlendikten sonra bildirilecektir

SEYAHAT NOKTALARI

 

 

MALKO TARNOVO

Malko Tırnovo kasabası; adını taşıyan aynı ilçenin merkezi ve belediyesidir aynı zamanda. Toplam yüzölçümü yaklaşık 798,5 km2 ve toplam 13(on üç) tane yerleşim yerine sahiptir. Toplam nüfusu yaklaşık 4.500 kişidir. Bu da kendisini Bulgaristan’ın en az nüfuslu ilçesine çevirir. Bulgaristan’ın güneydoğu bölgesinde ve tamamıyla “Stranca” Doğal Park arazisinde yerleşiktir.

 

Stranca Dağın doğası, eşsiz bir özelliğe sahiptir. Onun coğrafik konumundan dolayı, bir coğrafik ve iklim bölgelerinin adeta bir kesişme noktası biteliği ona, kendi özgü hayvan ve bitki temsilcilerine ev sahipliği yapmaktadır. Burada çok sayıda hayvan ve bitki türlerine rastlamak mümkün.

 

Stranca Doğal Parkı Bulgaristan Cumhuriyeti genelinde en büyük (1.161 km2) korunan alan olup, ülkenin %1 topraklarını kapsar. Park sınırlarında doğal zenginliğin korunması amacıyla, onun bünyesinde 5 adet doğal koruma alanı, 14 tane korunan mekan ve 8 tane doğal harikaları ayırt edilmiştir.

 

ROPOTAMO NEHRİ

Ropotamo Nehri, Sozopol iline yalnızca 15 km. uzaklıkta bulunur ve gür ormanları, ürkütücü bataklıkları, eldeğmemiş doğası ve göz kamaştırıcı çiçekleriyle ünlüdür. 1000 hektar alana yayılmış olan bu ilginç nehir, aynı zamanda bünyesinde birçok doğal güzellikleri de barındırır. Bataklık lagünü olarak bilinen ‘Arkutino’ yanında, yılanların ve kaktüslerin cenneti olarak bilinen ‘Yılan Adası’ da Ropotamo Nehrinin doğal güzellikleri arasında sayılır. Ropotamo Nehrinde ayrıca ilaç sanayiinde kullanılan özel bir nilüfer türü de vardır.

 

 

 

Istranca tabiat parkından doğan Rosenka ve Tserovska nehirlerinin birleşmesiyle oluşan Ropotamo Nehrinin uzunluğu 50 km. ye ulaşır. Tatlı ve tuzlu suyu bir arada bulunduran bu ilginç nehrin son durağı ise Karadeniz sahilleridir. Nehrin etrafı yoğun bir orman örtüsüyle, zaman zaman yemyeşil çayırlarla ve sazlıklarla çevrilidir. Aynı zamanda Ropotamo Nehrinin ilgi çekici menderesli bir yapısı vardır.

http://www.barkurt.com/wp-content/uploads/2012/10/Ropotamo1-300x224.jpg http://www.barkurt.com/wp-content/uploads/2012/10/ropotamo2-300x224.jpg

Yok olmaya yüz tutmuş birçok hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapan nehir, kayda girmiş 226 çeşit kuş türü barındırmaktadır. Bunlardan bazıları; yabani kaz, kuğu, ardıç kuşu, balıkçıl, pelikan, ördek, deniz kartalı, atmaca ve akbabadır. Ayrıca nehrin çevresinde ve adacıklarda bol miktarda, kertenkele, yılan, kaplumbağa gibi sürüngen türleri yaşamaktadır. Nehir havzasında birçok memeli türü de yaşamaktadır. Boz geyik, ala geyik, su samuru, tilki, çakal vb. gibi 50 tür memeli hayvan yaşadığı saptanmıştır.

 

ATANASOVSKO GÖLÜ

Alternatif turizmin çağdaş biçimlerinden biri, Bulgaristan’da hala geniş yeri olmayan ornitoloji, yani kuş gözlemciliğidir.Burgas bölgesi bu tür turizmin gelişmesine elverişli koşullar yaratıyor. Bunun en önemli faktörlerinden biri, Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısı üzerinden geçen Via Pontika adlı göçmen kuşlar yoludur. Avrupa’dan Asya ve Afrika’ya göçünün büyük bir bölümü bu yoldan geçer. Örneğin beyaz leyleklerin % 78’i ve Avrupa’nın pembe pelikanının bütün populasyonu, nadir rastlanan şah kartal, atmaca gibi kuşlar bunların arasında. Pomorie ve Atanasovo gölleri, Burgas’a yakın Mandra ve Vaya Gölleri, göçmen kuşların her zaman mola vermek, yuva yapmak, kışı geçirmek için durdukları Via Pontika noktalarından biridir. Kuş gözlemciliği için en uygun ve modern merkezlerden ikisi Bulgaristan Kuş Koruma Derneği ve ‘Zeleni Balkani’ /Yeşil Balkanlar/ Federasyonu tarafından tam bu bölgeye kurulmuştur.

Burgas-Varna yolu üzerinde yolculuk eden çoğu insan, Burgas’ın kuzeyinde yolun iki tarafında bulunan geniş su alanlarına dikkat çevirmez. Aslında Bulgaristan’da en büyük kuş zenginliğine sahip olan yörenin yanından geçtiklerini bilmezler. Ancak bu müthiş ornitolojik çeşitlilik daha geçtiğimiz asırda natüralistlerin ilgisini çekmiştir.

Atanasovsko Gölü Bölgesinde, Rezervde kışlayan, yuvalayan veya göç eden 316 kuş türü tespit edilmiştir (ülke genelinde rastlanan kuş türlerinin toplamı 423 dır). Bunların arasında 14 kuş türü dünya çapında tehlike altında olan türlerdir: tepeli pelikan, küçük karabatak, kırmızı göğüslü kaz, küçük sakarca kazı, ince gagalı kervan çulluğu, bıldırcın kılavuzu, pasbaş ördeği.  83 kuş türü Bulgaristan Kırmızı Kitabına dahil edilmiştir, 170 türü ise Avrupa çapında doğa koruma önemi taşımaktadır. 

 

Yaz aylarında havuzlar yağmur kuşları ile doludur – cambaz ayaklığı, kılıçgaga kuşları, bataklık düdükçünü, kum kuşu, martı ve sumrular bulunur. Aralarında kolonileri çok sayılı olanlar kılıçgaga kuşları, cambaz ayaklığı, küçük sumrular ve kara gagalı sumrulardır. Bataklık kırlangıcı adeta Rezervin bir simgesidir.  Bu yöre, kara gagalı sumru, küçük karabaş martı ve gülen sumru kuşlarının ürediği tek yerdir. Kılıçgaga ve akça cılıbıt kuşlarının Bulgaristan’daki popülasyonunun büyük kısmı bu gölde yuvalanır. 

 

Kışları donmadığı için, suna, fiyu kuşu, kılkuyruk, yeşilbaş kuşu, tepeli pelikan, büyük sakarca kazı gibi su kuşlarının kışlaması açısından Atansovsko Gölü uluslararası önem taşımaktadır.

 

Seyir için en zevkli olay, kuşların Atanasovsko Gölü üzerinden gerçekleşen sonbahar göçleridir. Via Pontica isimli göç yolu üzerinde bulunduğu için Kuzey, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen birçok göçmen kuşun durakladığı yerdir.  Göç döneminde pembe pelikan, tepeli pelikan, kızıl sungur, aladoğan kuşlarının konsantrasyonu en büyük yerdir ve Boğaz’dan sonra küçük orman kartalı konsantrasyonu en büyük olan ikinci yerdir.  Bu göl, diğer Burgas gölleri ile birlikte, Boğaz ve Tuna Deltası arasındaki pelikan ve leyleklerin gecelemesi için en müsait yerlerden biridir. Göç döneminde dünya çapında soyu tükenmekte olan türlerden olan ve nadir rastlanan ince gagalı kervan çulluğu da burada izlenmiştir.

 

 

 

 

нимка




нимка

 

 

 

AK ORAK


“Ak orak Ağustos ayı başında başlıyor. O zaman deniz suyu buharlanıyor ve tuz kristalleri oluşma devresine giriyor. Tuzcular, geleneksel bir yöntmele, elle tuz çıkarıyorlar. Son yıllarda lastik hatlar üzerinden tuz büyük piramitlere doğru taşınıyor. Tuz orada özel bir işlemden geçip, yağmurlarda erimemek üzere, hazırlanıyor. Bu çok ağır bir iş, fakat önemli olan eski geleneği korumaktır. 2015 yılı eğer daha kurak geçerse, 50 bin ton tuz üretilmek amaçlanıyor bu gölden. Geçen sene yağan yağışlar tuz üretimini neredeyse sıfırladı. Buradaki çamur da büyük tuz oranı içeriyor. İnsanlar bu gölde, aynen Ölü Deniz’de olduğu gibi, batmadan yüzüyor. Oradaki çamur da çok şifalı. 




·         http://static.bnr.bg/gallery/8a/thumbnail/8a3ca0fb38ee58dd9b1d70f172d73a96.jpghttp://static.bnr.bg/gallery/92/thumbnail/92ef971adf6c7cda6c9ec61566d4e07a.jpg

·